Arama:

Risale-i Nur cemaatinin sohbetlerine devam eden birinin bir tarikakata intisabını nasıl değerlendiriyorsunuz.

18 February 2009

İnsanın farklı manevi kaynaklardan beslenmesinin hiçbir sakıncası yoktur. Zira farklı cemaatler ayrı birer din olmayıp sadece islamın iyi yaşanmasına zemin hazırlayan birlikteliklerdir. Ayrıca nurculuk ve tasavvuf farklı sahalarda hizmet verdiği için bu iki akımın birbirini tamamlaması güzel de olur.

Kişinin almış olduğu dersi yapamaması halinde telafi etmesi mi veya dersi tekrar tazelemesi mi gerekir. Tasvvufta dersin önemi nedir? Seyr-u suluk için ders gereklimidir?

27 January 2009

Seyr u suluk için üç esas vardır. Bunlar günlük olarak yapılan evrad, genelde haftada bir kez yapılan sohbet,  ve insanlığa her tür faydalı hizmettir. Manevi terakki için bunların hepsi de çok önemlidir. Üç ayaklı bir masanın bir ayağı eksik olursa insan ayakta duramaz. Evradlar farz değildir. Kazası gerekmez ama  kayıp gündür. Evradı ihmal etmek insanın şeyhine ve kendine verdiği sözü tutmaması manasına gelir. Bundan da önemlisi zikir ve evrad yapılmayan günler boşa geçmiş olur. Ahirette cennet ehlinin en çok hasret çektiği şey zikirsiz geçen vakitlerdir.

İslama göre pekte uygun olmayan biriyle evlenmek kader midir? Yoksa insanın kendi tercihimidir teşekkür ederim.

17 January 2009

Muhterem kardeşim

Biz yapacağımız her tür tercihimizden sorumluyuz, zira Allah Tealanın hakkımızdaki takdirini bilmiyoruz. Bu sebeple bu tür konularda karar verirken iyice araştırma yapmalı ve dinen sakıncalı bir işten uzak durmalıyız. Evlilik çok ciddi bir hadise olup fıtratımıza ve ahlakımıza uygun olmayan kimselerden, bilhassa bu kişiler bizim dini hayatımıza engel olacak ise uzak durmak gerekir.

S.A muhterem hocalarım.26 yaşındayım.Bundan 10 sene öncesine kadar esrar içiyordum.Ama son bir seneden beri ayda bi kaç kere falan içiyorum.Arkadaş ortamında oda.Kıramayacagımzı insanlar oluyo.İçki içmem.İçkinin esrardan daha günah oldugunu tahmin ediyorum.Esrara tahrimen mekruh diyenler var? Namazlarımıda kılıyorum.Ayda bi kaç kere kendimi bilecek kadar içtigim esrarın kıldıgım namazlara zararı olur mu? Cevaplarınızı en kısa zamanda bekliyorum.ALLAHA emanet olun.Selam ve dua ile…

31 December 2008

Sevgili kardeşim, Dinimize göre çoğu sarhoşluk verenin azıda haramdır,  meğerki azı sarhoşluk vermesin hüküm değişmez. Bununla birlikte namazlarınızı kılıyor olmanız çok güzel, zira insanın bazı emirleri yerine getirmemesi diğer emirleri de terk etmesine sebep olmamalıdır. Size tavsiyem esrarı bırakmak için öncelikle çevrenizi değiştrimeniz ve sizi esrar kullanımına sevkeden çevreden ayrılmanızdır. İkinci olarak tefekkür ve zikir bu tür uyuştusurucu madde bağımlılıklarını azalttığı ilmen de sabittir. Allah hepimize her tür kötü alışkanlıkları bırakma hususunda yardımcı olsun.

Selamun aleykum efendim dunyaya zuhur eden hemen hemen her peygamber her elci 1001 zorluk cekmiş ve dünyalik namina kazanilan bir şey için bizler gibi sevinmez iken kaybettikleri için de bizler kadar üzülmemişler.Peygamber varisleri de dahil olmak üzere hem insanliğa bir şeyi öğretmeye bir şeyi hatırlatmaya çabalamış ve uğraş göstermişler.Uğrunda uğrastıkları şey ise HAK ve HAKKI tanımak.Aziz Mahmut Hüdayi(k.s) olup Üftade hazretlerine koşar Mevlana olup Şemsi arar olmuşlar.İnsan eşref i mahluk sıfatına nail olmuş ama aslını unutmuş.Gönderilen 124 bin küsur elçi hep insanları bişeylerden uzak tutmaya çalışmış.Benim sorum şu dünya bir ağacın gölgesinde gölgelenmekten ibaret ise ve ahiret de uyandığımız da herşey bir rüya kadar kısa gelecekse neden insan nankörlüğünü bir kere daha en azılı şekilde gösterip verilen nimetleri görmez olur.İnsanı eşref-i mahlukat sıfatına erdiren olgu nedir? Efendim,HAK teala yarattıklarına karşı bir anne şefkatinden daha şefkatli ama neden insan bu şefkati idrak edemiyor.İnsanı meleklerin imrendiği vasıftan aşağıya indiren nedir.İnsan nasıl kendini bulur.Mevlananın da dediği üzere aşka uçmadıktan sonra kanatların neye yarar.Ama bırakın aşka uçmayı yerden cm olsun kımıldayamıyoruz.Bizim kanatlarımızı bütün görkemiyle açmamızı engelleyen şey nedir?İlim çok büyük nimet evet ama yarım ilim de çok kötü darbeler vuruyor sanırım.En dehşetli ve çetin savaş insanın kendi kendine yaptığı savaşmış şimdi anlıyorum ama bu savaşta hiç bir teknik bilmez ve hiç bir strateji bilmezken nasıl kamil insan yolunda adım atacaz? Nasıl kanatlarımızı açmayı öğrenecez ne olduğumuzu nasıl anlayacaz. Efendimiz Mekke’den Medine’ye hicret ederken ashabı ile ana kardeş eş dost çoluk çocuk dinlemeden bütün dünyayı arkalarında bırakarak hicret etmediler mi? Bizi şu dışardaki okyanusta yüzmek varken bu küçük havuza mahkum eden ne? Dünyaya bağlılık mı? İç alemimiz de nasıl gerçeklestirebiliriz hicreti? Her nesneye bakarken evet bunu ALLAH yarattı şüphem yok demekten ziyade onun gücünü kudretini sırlarını nasıl idrak edebiliriz? Nasıl yaratıcının yarattığı her şeye bir kitap gözüyle bakıp o kitabı okuyabiliriz? Nasıl hedefine ilahi rızayı koyup ilk başta havuzda yüzmesini öğrendikten sonra okyanusta ona doğru su üstünde yürüyebiliriz? Bu öyle birşey ki yazılanların hepsi birbirine benziyor hepsi bu budur diyor ama anlasılan bu yazılanların dışında bir şey EFENDİM nasıl içimizdeki nefs-i sultani zulüm altındayken nefs-i hayvaniye karşı ve nasıl içimizdeki Musa firavuna karşı zor sıkıntı içindeyken nerden bulacaz Nil’e boyun eğdiren asayı? İnsan kendi iç aleminde bazı şeyleri çözemeden anlayamıyor efendim şu dünya adlı sanat kitabını anlayamıyor yaratıcının onu ne kadar sevdiğini değer verdiğini? Nasıl anlayacaz nasıl iç alemimizdeki ırmak bulanıkken onu sakinleştirip durgun olmasını bekleyeceğiz? Ashabın yanında kainatın yaratılıs sebebi vardı, Mevlana’nın yanında ona bazı şeyleri gösterebilecek öğretebilecek iç alemine seyehat etmesi için gerekli olan kapıyı gösteren Şems vardı, Orhan Gazi’nin yanında 600 küsur sene sürecek olan bir imparatorluğun temelini ilahi rıza yolunda atılmasını sağlayan Şeyh Edabali vardı. Aziz Mahmut Hüdayi Hazretleri’nin Üftade Hazretleri gibi bir hocası vardı. Onların da rehberi evvela yüce Kuran ve sünnetti. Ahir zaman fitnesinin fokur fokur kaynadığı yanına yaklaşanı anında yaktığı bu devirde sizler gibi hocalarımızın söz ve hikmetlerini şu zaman ve mekan engelini nasıl aşacağız. Şu dilimizin söylediğini ne zaman bütün kalbimizle tastik edeceğiz ne? Söylenenler ve yazılanlar elbette doğrudur ama ne zaman söylenen sözlerin ve yazılan kelimelerin inceliğini içinde barındırdığı sırlara inebileceğiz ve kanatlarımızı ne zaman açıp aşka uçabileceğiz? İlgilendiğiniz için bütün Altınoluk çalışanlarına teşekkür ederim. ALLAH razı olsun. Dua ile.

29 December 2008

Sevgili kardeşim uzun ve dertli mektubun için teşekkürler. Bu zamanda nefsin fitnesinden kurtulmanın en kestirme yolu insanın Salihlerle beraber olması ve onlar ile beraber maneviyatını güçlendirmesidir. Karamsar olmaya gerek yoktur zira insanlık tarihinin her döneminde Müslümanlar bazen sıkıntı bazen de huzur içinde yaşamışlardır. Önemli olan rahatlık döneminde şükür, sıkıntı halinde ise sabır halinde olmaktır.